Türkiye’nin İlk 3D Animasyon Filmi: Uzay Kuvvetleri 2911 (3D)

uk1

Film ile ilgili haberleri ilk aldığımda epey mutlu olmuştum. Artık bizim de 3 boyutlu animasyonumuz olacaktı. Ancak fragmanı izledikten sonra aynı şeyleri düşünmek bir yana dursun, böyle olacaksa olmasa da olur demekten kendimi alamıyorum. Öyle ki bilim kurgu gibi sınırları hayal gücünüze bağlı bir türde bile esinlenmenin aksine yine iyi örnekleri yolmaya gitmek, Yeşilçam’ın trajikomik örneklemelerini hatırlatıyor. Üstelik tebessümle anacağımız türden de değil.

Fragman üzerinden gidecek olursak, adından da anlaşılacağı gibi 2911 yılındayız. Amerika’nın yaptığı savaşlar, küresel kirlilik ve benzeri şeyler yüzünden depremler oluyor, tsunamiler vuruyor ve batılılar bir zamanlar işgal ettikleri “ortodoğu”ya sığınıyor. Evet, işin ciddiyetsizliğini ve amatörlüğünü fragmanda geçen “ortodoğu” kelimesi bir hayli gösteriyor ilk olarak. Ardından T.C.G. Savarona gemisi ve mürettebatını görüyoruz ki Savarona ismi iyi düşünülmüş hadi. Sonrasında karakter modellemeleri ve elbiselerini gördüğüm anda sinirden gülerek “Mass Effect” diyorum. Ve uzay gemisi yine Mass Effect’ten fırlamış Normandy gemisiyle hemen hemen aynı olunca sersemletici darbeyi almış oluyorum.

Bu gibi sebeplerden anlaşılacağı üzere, filmin tamamını gördüğümde uzun zamandır herhangi bir korku filminde hissetmediğim dehşete düşmüşlüğü fazlasıyla hissedeceğimi düşünüyorum. Animasyonun bilim kurguyla alakasız ancak Metal Fırtına ve Kurtlar Vadisi zihniyetiyle çok alakalı olduğunu düşündüğüm kişiler tarafından yapıldığı ve yazıldığı çok açık. Tarih olarak çok ileri gidilmiş ayrıca; 2911 yılında helikopterler görüyoruz. Ancak tarih olarak 2911′in seçilmesi 9/11′e gönderme yapıldığını da hissettiriyor kötü şekilde. Ayrıca şu aşağılık kompleksinden kurtulmanın zamanı gelmedi mi? Animasyonda doğa olayları sayesinde dünya kıyameti yaşarken, kuzey anadolu fay hattı üzerindeki birinci derecede depreme açık topraklarımıza bir şey olmuyor ve süper güç oluyoruz. Hikaye de sanırım başta Amerika olmak üzere batılılardan intikam almak üzerine kurulu olacak. Bu açıdan buram buram milliyetçilik kokan UK 2911, sadece belli bir kitleyi sinemaya çekmek ve kolay yoldan para kazanmak üzerine yapılmış. Yani Türkiye’de dram dışındaki türlerin takip ettiği sinema anlayışının izinden giden bir yapım olacağı kolayca kestiriliyor. Ancak bu durum cepleri doldururken, Türk sinemasını giderek aşağı çekiyor. Bu sebebin başında da yine bu filmde olduğu gibi, sinema bilgisinden bir hayli uzak büyük bir kitlenin, şu anki Türk sinemasının büyük bir bölümünü oluşturması geliyor.

Ne olursa olsun animasyon ve bilim kurgu adına, bir şeyler üretmek adına iki güzel laf etmek istedim ancak animasyon ekibinin yabancılardan oluştuğunu öğrenince bunu da diyemedim. Kısacası bir kez daha hayal kırıklığı yaşıyoruz. Madem bilim kurgu türünde örnek veremiyoruz; aklı bir karış havada senaryosunda batılıları kötülerken, onların iyi işlerini de çalmamak gerekiyor.

Bu da filmin fragmanı: 

Comments are closed.